Bugun...



Fethullah Gülen, Süleymanlılar cemaatini ihbar etti
Tarih: 09-04-2015 13:07:17 + -


Fethullah Gülen isimli vaizin yaptığı ihbarlara rağmen başarılı olunamadığı vurgulanıyor. Gülen'in askere şirin görünmek için diğer cemaatleri gammazladığı tespitine de yine aynı raporda yer veriliyor.


Fethullah Gülen, Süleymanlılar cemaatini  ihbar etti

1971 muhtırasının ardından “Sıkı Yönetim Komutanlığı”na sunulan irticai faaliyetler konulu İstihbarat Raporu Eski Türkiye'nin Karanlık Dehlizleri'ni anlamaya yardımcı oluyor. Rapor Fethullah Gülen'in Süleyman Hilmi Tunahan'ın talebelerini ihbar ettiğini, Nurcuların yine Gülen'in verdiği bilgilerle çözüldüğünü açıklıyor ve Gülen'in 'sinsi' amaçlarının altını çiziyor.

Cemaatleri İspiyonladı başlığıyla manşetten duyurduğumuz “Sıkı Yönetim Komutanlığı'na sunulan İstihbarat Raporu'nun tamamına yakını bugün ve yarın Yeni Şafak'ta olacak. Teokratik Devleti Savunan Örgütler Raporu'nun ilk bölümünde Süleyman Hilmi Tunahan Hocaefendi cemaati anlatılıyor. Raporda Süleymancılar cemaatini çözebilmek için yapılan çalışmalara değinilerek Fethullah Gülen isimli vaizin yaptığı ihbarlara rağmen başarılı olunamadığı vurgulanıyor. Gülen'in askere şirin görünmek için diğer cemaatleri gammazladığı tespitine de yine aynı raporda yer veriliyor.

İSLAM BİRLİĞİ İSTEYEN HERKESİ JURNALLEDİ
Sıkı Yönetim Komutanlığı'na sunulan “Teokratik Devleti Savunan Örgütler ve Yapılanmalar” raporunda faaliyetleri ve amaçları detaylı şekilde izah edilen gruplar; tarikatlar, siyasi partiler ve yurtiçi-yurtdışı kuruluşlar olarak üç bölüme ayrılmış. Bu kuruluşlardan bazılarının devlet tarafından kurdurulduğu ilgili başlık altında izah edilirken şu genelleme yapılıyor: “Bu kuruluşların esas gayeleri siyasi sınırlar içinde önce şeriat esaslarına göre bir devlet kurmak sonra hilafeti getirmek hilafet isminden yararlanarak bütün İslam ülkelerini birleştirerek İslam birliğini sağlamaktır.” Raporun ilk başlığı; Tarikatlar. Dönemin Sıkı Yönetim Komutanlığı istihbarat birimleri tarikatları şöyle anlatıyor: “Osmanlı zamanı kurulan tarikatların miktarı 73 kadardır. Bu tarikatların bir kısmı kısa ömürlü olmuş, bir kısmı da günümüze kadar faaliyetlerini sürdürmüş ve hala da sürdürmektedir.”

GÜLEN, FİŞLEMEYE YARDIMCI OLDU
Sıkı Yönetim Komutanlığı, Süleyman Hilmi Tunahan'ın öğrencileri oldukları için Süleymancılar olarak bilinen cemaati raporda şöyle fişliyor “Yurdumuza küçük yaşta ailesiyle birlikte silistreden gelmiş bulunan ve tahsilini İstanbul'da yaptıktan sonra 1921 yılında yine İstanbul'da vaizlik yapan Süleyman Hilmi Tunahan daha önce Nakşibendi tarikatına mensup iken bu tarikattan ayrılarak Süleymancılık tarikatını kurmuştur. Liderleri Kemal Kaçar, Hilmi Türkmen, Seyfettin Alkan, Hasan Arıkan, Nihat Tarhan, Hüseyin Kaplandır.” Raporda dikkat çeken en önemli ayrıntı ise bugüne kadar Kur'an Kursları dışında en küçük bir şiddet hareketi dahi olmayan Süleymancılar cemaatini şiddetle ilişkilendirmesi. Bu tespitin ardından Süleymancıları Fethullah Gülen'in ihbar ettiği bilgisinin verilmesi 'şiddet detayı Gülen'den mi' sorusunu akla getiriyor.

SIKI YÖNETİMDEN YANA GÖZÜKÜYOR
İşte rapordaki şok ifadeler: “Sıkı yönetim döneminde bu örgüt sinsice pasif kalmayı tercih etmiş, Fethullah Gülen isimli vaiz tarafından yapılan tüm ihbarlardan da sonuç çıkmamıştır. Örgüt faaliyetlerini çok iyi kamufle etmesini bildiği için, açık vermediği kanısı hasıl olmuştur. Fethullah Gülen'in kendi sinsi amaç ve idealleri doğrultusunda sıkıyönetimden yana gözükerek karşıt gruplarda yer alan tarikatlara karşı istihbari bilgi vermesi ve sonuç alınamaması, bu örgütün örgütlenme yapısının ihbarlarla kırılmayacağı, bilakis içlerine girip hücre yapısını çözüp, cezalandırmakla mümkün olacaktır. Fethullah Gülen örgütüne geniş kapsamlı ileride değineceğiz.”

Darbecilerin halka bakışı: cahil, geri zekalı
Rapordaki Nakşibendilik başlığı ise Gülen'in böylesine içli dışlı olduğu, işbirliği yaptığı darbe zihniyetinin halka bakışını çok net ortaya koyuyor: “Cumhuriyetin ilanı ile tekke ve zaviyelerin kapatılması müteakip tarikat mensupları yeraltı faaliyetlerine başlamışlardır. Anafikri dergah olarak belirtilen liderlerinin evinde yapılan gizli toplantılarda İslamiyetin ancak şer-i kanunların hakim olduğu bir memlekette istenilen seviyeye çıkabileceği bu bakımdan teokratik devlet düzeninin şart olduğudur. Bunun için faaliyet sahası daha ziyade cahil koyu mutasıp, biraz geri zekalı halk kitleleridir. Sıkıyönetim döneminde pasif kalmayı tercih ettiğinden hiçbir icraatına rastlanmamıştır.” Raporda Ticanilik'in MAH (MİT'ten önceki istihbarat teşkilatı) tarafından istihbarat amaçlı kurulduğuna değinilerek bir cümle ile geçiştiriliyor.

AMACI İÇİN HERŞEYİ MÜBAH GÖRÜYOR
Sıkı Yönetim Raporu'ndaki Fethullah Gülen ile ilgili bölüm ise '1942 Erzurum doğumludur.' cümlesiyle başlıyor ve şöyle devam ediyor: "Said Nursi'nin oluşturduğu Nurculuk öğretisini kendisine göre yeniden yorumlayarak cemaat oluşumuna başlamıştır. Nurcuların birçok toplantısı ve örgütlenmeleri yönetici kadroları bilakis F. Gülen tarafından yetkili kuruluşlara ihbar neticesinde çözüldü. Edirne ve Kırklareli'ndeyken cemaatin içinde yeni bir tarzın temsilcisi olacağını beyan etti. Etrafındaki zeki ve akıllı öğrencileri yetiştirerek devletin önemli kademelerine yerleştirmeyi hedefliyordu. İzmir'de kendi düşünce yapısına göre örgütlenmelere başlayarak geniş bir çevre edinmeye başladı. Amacına ulaşmak için kullanabileceği her ne olursa amaç için yapılması mubahtır söylemini cemaatine empoze ederek değişik sivil toplum örgütleri içerisinde sivrilmeye başladı. Bir yandan devlete şirin gözükecek, diğer tarikat ve cemaatlerin tasviyesini sağlamak için devlet organlarını kullanmaya başladı.

Aksiyon'da kasım gülek güzellemesi
Hayatı boyunca tüm kirli yapılarla temas halinde olan Kasım Gülek'in Gülen ile irtibatı artık sır değil. Yeni Şafak'ın yayınladığı belgelerde Kasım Gülek'in Atatürk tarafından CHP'ye kaydedilmesi ve milletvekili yapılmasıyla ilgili bilgilerin paralel medya tarafından yalanlanmaya çalışılması da dikkat çekti. Kasım Gülek, kendisinin Atatürk tarafından CHP'ye kaydedildiğini geçtiğimiz günlerde okuyucuyla buluşan ve kendi ismini taşıyan biyografi kitabındaki söyleşide de belirtiyor. Meral Balcı imzasını taşıyan ve Yeditepe yayınlarından çıkan kitapta Gülek'i Atatürk'e tavsiye eden üniversitenin Kolombiya Üniversitesi Rektörü Nicholas Murray Butler olduğu bilgisi yer alıyor. Atatürk bu mektup üzerine Kasım Gülek'i davet ederek sohbet ediyor ardından Recep Peker'i çağırıp Gülek'in CHP'ye yazdırılmasını emrediyor. Kitapta konuyla ilgili ifadeler şu şekilde: “Bu görüşmeden sonra Atatürk Kasım Gülek'i millet meclisinde görmek istediğini belirtmiş. Milletvekilliği için gerekli olan 30 yaşını doldurunca mebus yapılması emrini vermiş ve o akşam yemeğe davet etmiştir.”

ANGLOSAKSON YÖRÜNGESİNE GİRDİ
Kasım Gülek'in babası Mustafa Rıfat Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Çukurova bölge sorumlusuydu. Gülek'in iyi bir eğitim almasının sebebi de babasının bu siyasi baskınlığı. 1918 yılına kadar Galatasaray Lisesi'nde okuyan Gülek 1919'da üçüncü sınıftayken bu okuldan ayrılıp Robert Kolej'de tekrar lise birden başladı. Babası Mustafa Rıfat Bey'in İttifak Devletlerinin Birinci Dünya Savaşını kazanmalarında Amerika'nın oynadığı rolden hareket ederek Amerikan siyasetinin dünyaya egemen olacağını öngördüğü belirtiliyor. Bundan dolayı 1919 yılında oğlunu eğitimin Fransızca olduğu Galatasaray Lisesi'nden alıp İngilizce ve Anglo-Sakson kültürüyle eğitim veren Robert Kolej'e yazdırdı. Robert Kolej'den birincilikle mezun olan Kasım Gülek'in Arapça ve Kur'an dersleri aldığı bilgisini öğrendiğimiz mecra ise Gülen'in Aksiyon Dergisi. Gülek, Aksiyon dergisinin 60. sayısında bu durumu şöyle anlatmış: “Robert Koleji'nde her gün 1 saat İncil okutuyorlar. Babam hafız-ı Kuran. Babama kimse Rıfat Bey demezdi, Hafız Bey derdi. Fevkalade dindar biriydi. Bunlar İncil okutuyor, oğlumun Müslümanlık tarafı ne olacak? Kafasından karar vermiş, araştırmış, genç doçent Şemsettin Bey'i (Günaltay) bulmuş. O her akşam gelir bana ve kardeşime Müslümanlık dersi verirdi.”

Said nursi hakikate tavizsiz
Raporda Nurculuk başlığı altında Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili tespitlere yer veriliyor. Bu tespitlerden bir kısmı şöyle: “31 Mart vakasına katılmış delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır. Milli Mücadele döneminde Kürt Teali Cemiyeti kurucuları arasında yer almıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra inkılapları beğenmeyen Said-i Kurdi, takibata uğramış, mahkum olmuş ve sürgün edilmiştir. Dil, ırk ayrımı yapmadan Kuran'a inananları bir bayrak altında toplayarak hilafetin kurulmasını istemektedir. Hakikate tavizsiz, gaddar, halifeliği getirmek için çalışır. Liderleri Bekir Berk, Hüsrev Altınbaşak, Salih Özcan, Mehmet Kırkıncı, Müslüm Selçuk, Mehmet Kayalar, Mehmet Kutlular'dır. Nurcuların gayesi medreseleri ihya etmek, Risale-i nur esaslarına göre tabanda İslami esasları benimsemiş, bir kitle meydana getirmek ve bu kitlenin gücü ile demokratik imkanlardan istifade ederek uzun vadede teokratik bir devlet düzeni kurmaktır.”




Editör: Abdurrahman Alkan Aslan

Bu haber 8717 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • İbretlik Resimler
    İbretlik Resimler
  • Kısaca 2017
    Kısaca 2017
  • Büyükler Bir Söyler Hikmeti
    Büyükler Bir Söyler Hikmeti
  1. İbretlik Resimler
  2. Kısaca 2017
  3. Büyükler Bir Söyler Hikmeti
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kör Olduğu halde Dokunduğunu Çizen Türk
    Kör Olduğu halde Dokunduğunu Çizen Türk
  • Rusyada Bayram Namazı Camide Yer Olmayınca Caddeler taştı
    Rusyada Bayram Namazı Camide Yer Olmayınca Caddeler taştı
  • Mehmet Görmez Amerika'da Tarihi Hutbe
    Mehmet Görmez Amerika'da Tarihi Hutbe
  • Kuran Kurslarında ne kadar Başarılı olmuşuz
    Kuran Kurslarında ne kadar Başarılı olmuşuz
  • Fatiha Suresi Abdulsamed
    Fatiha Suresi Abdulsamed
  1. Kör Olduğu halde Dokunduğunu Çizen Türk
  2. Rusyada Bayram Namazı Camide Yer Olmayınca Caddeler taştı
  3. Mehmet Görmez Amerika'da Tarihi Hutbe
  4. Kuran Kurslarında ne kadar Başarılı olmuşuz
  5. Fatiha Suresi Abdulsamed
VİDEO GALERİ
YUKARI